İçinde Temelli Oturamayacağınız Evler İnşa Etmeyiniz 

Maras Haber Merkezi Facebook SayfasıMaras Haber Merkezi Twitter Sayfası
Kullanıcı Adı: Şifre:
MARAS HABER MERKEZİ


Ana Sayfa / GÜNCEL / İçinde Temelli Oturamayacağınız Evler İnşa Etmeyiniz

İçinde Temelli Oturamayacağınız Evler İnşa Etmeyiniz İçinde Temelli Oturamayacağınız Evler İnşa Etmeyiniz

Mekke feth olunmuş, İslam’ın nuru dünyanın her yanına yayılmaya başlamıştı. Kabile kabile topluluklar,fertler Efendimiz (sav) in yanına gelip İslam’a teslim

2015-05-25, 11:26:44 0 yorum


Adem TEK ER
ademteker@hotmail.com.tr



oluyorlardı. Allah’a teslimiyetin verdiği güven,huzur ve mutlulukla da tekrar beldelerine dönüp, emrolundukları gibi dosdoğru yaşamaya başlıyorlardı.

Ezdler de O, İslam’la şereflenen kabilelerden biriydiler. Bununla beraber Ezdler’in öyle güzel hasletleri vardı ki, Allah Rasulü’nün dikkatinden kaçmamıştı. 15 güzel hasletleri vardı……

Allah Rasulü onlara;” siz nesiniz?” diye sordu.

Onlar: “ Mü’minleriz “ dediler.

Efendimiz gülümsedi ve onlara;

“ Her sözün bir hakikati vardır. Sizin sözünüzün ve imanınızın hakikati nedir? “ diye sordu.

Onlar; “ on beş haslet ( huy ) tir, onlardan beşi iman etmemizi,beşi de işlememizi elçilerinle emrettiğin şeylerdir. Geri kalan beşi ise, Cahiliye çağından şu ana kadar benimseyip adet edinegeldiğimiz – sen istemezsen bırakacaklarımızın dışındaki- şeylerdir ya Resulallah” dediler.

Allah Rasulü onlara; “ inanmanızı emrettiğim beş şey nedir?” diye sordu.

Temsilciler : “ Sen Allah’a, Allah’ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmanızı elçilerinle emretmiştin, “dediler.

Peygamberimiz Aleyhisselam onlara:

“ İşlemenizi emrettiğim beş şey nelerdir?” diye sordu.

Temsilciler: “ Sen, Lailahe illallah Muhammederresulullah, dememizi, Namazı kılmamızı, Ramazan orucunu tutmamızı, Yoluna güç yetirince Beytullah’ı hac ve ziyaret etmemizi bize elçilerinle emretmiştin,” dediler

Efendimiz (sav) onlara: “ Sizin cahiliye çağında benimseyip adet ve huy edindiğiniz beş şey nelerdir? “ diye sordu.

Temsilciler: “ Bolluk zamanlarında nimete hakkının yerine getirmek suretiyle ŞÜKÜR, - Bela ve musibet zamanlarında SABIR ve TAHAMMÜL, -Uğranılan kazaya RIZA, - Savaş meydanlarında düşmanla karşılaşınca SEBAT göstermek ve savaşın hakkını vermek, - Düşmanın üzülmesine sevinmeyi veya düşmanın sevinmesine üzülmeyi terk etmektir,” dediler.

Onların böyle, ilim ve hikmet sahibi, derin anlayışlı olmaları Efendimizin hoşuna gitti ve onlara:

“ Ben size beş haslet daha artırayım da, yirmiye tamamlansın;

- yaw,hocam sen de amma meraklısın, ne enteresan şeyleri merak ediyorsun. Ne olacak birden fazla evi olsa Müslümanların, hem onlar da zengin olmalı değil mi?

-Bir şey olacak ki Allah’ın Rasülü bu tavsiyede bulunmuş. Ne olduğunu burada uzun uzun anlatmak istemiyorum. Başka bir seferde anlatırım. Sadece şu tavsiyede bulunmak istiyorum, müsaadenizle.

Hani, ihtiyacından fazla oturmadığı eve sahip olan Müslümanlar, “Allah beni ev sahibi yaptı. Çok şükür başımı sokacak bir mekânım var. Allah olmayanlara da versin” diye dualar ederken biraz daha samimi olup, bu duasının gerçekleşebilmesinin şartının, kendisi o kardeşlerine yardım edince olacağını bilmez mi? Bilmez mi ki, Allah’ın yardımı kulları aracılığıyla gelir.

Çok şükür ben temel ihtiyacıma kavuştum deyip, etrafına bakıp da başka kardeşlerinin de o mutluluğu yaşamasına yardımcı olsa, hadi köküyle vermek nefsine ağır geliyor, en azında borç vererek yardımcı olamaz mı? Bir mü’min kardeşinin dünyalık işini gördüğü zaman, Allah’ın da kendisinin dünya ve ahretteki işini göreceğini bilmez mi?

Göz göre göre kardeşlerinin faiz gibi bir günaha bulaşmasına nasıl göz yumabilir? ( bu günaha bulaşan müslümanın suçu da ayrı dert. Allah’a hakkıyla tevekkül olmayınca, tevekkülü Bankalarda görüyorlar maalesef)

İsteseler piyasa şartlarını belirleyen dünyaperest, seküler ruhlu, doymak bilmeyen zavallıların eline piyasa şartlarını belirletme fırsatını vermez verdirtmezler.

Hani “komşusu açken tok yatan bizden değildi? Kardeşinin derdiyle dertlenmeyen bizden değildi?” bu verdiğim tavsiyeler çok gerçek dışıysa, o zaman biz kimiz ve kimdeniz?

- hocam, senin bu dediklerin olmaz ki, kim yapar böyle şeyi?

- senin oturduğun bir evin var mı?

- Çok şükür Rabbime hocam, Allah nasip etti, oturacağımız bir evimiz oldu.

- Peki, diğer iki evinde kim oturuyor?

- ıhm ıhm, hocam oraya girmesek…

- Hadi, Abdurrahman Bin Avf gibi bir çılgınlık yapsana, tüm sermayesi de dahil, 400 deve yüklü kervanını mescidin önüne yıktığı gibi, sıfıra inip tekrar zirveye çıktığı gibi, sen de bir çılgınlık yapsana? Cennet o kadar ucuz muydu, yoksa o güzide Ashap, iş bilmeyecek kadar saf mıydı? Hadi, bi denesene, oturduğum bir evim var diğerini de falan kardeşime veriyorum de, hadi o olmadı “gel kardeşim otur, kira öder gibi yavaş yavaş öde, sen de ev sahibi ol” desene. Olmaz mı?

Sahabelerin tattığı bu duyguyu hikayelerden okuya okuya, “ ne mübarek insanlarmış be” diye diye, bir de riyakarca gözyaşı döke döke anlamak zor olsa gerek. Hadi dene ve gör, dene ve tat sen de o duyguyu…hadi, buyur.

- Haklısın hocam,…….. Var mı ev sahibi olmak isteyen..?

ADEM TEKER

Paylas

YAZARIN DIGER YAZILARI


YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


1 + 9 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)









K.MARAS



Copyright © 2010 MARAS HABER MERKEZİ Tüm hakları saklıdır.
Sitemiz IHA-HABER7-SHIFTDELETE.NET-HABERVAKTIM.COM abonesidir.